Bekleyin...


Trump-Erdoğan görüşmesini farklı yere çekip kriz çıkardılar


Kanal 7 Ankara Temsilcisi ve Haber7 yazarı Mehmet Acet, bugünkü köşe yazısında ABD ile Türkiye arasında yaşanan Brunson krizi ile ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Trump-Erdoğan görüşmesini farklı yere çekip kriz çıkardılar
Bu içerik 92 kez okundu.
Loading...

Önce önümüzdeki fotoğrafı bir anlamaya çalışalım.

Başkan Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasında Helsinki’de sağlanan temas sırasında Rahip Brunson ile İsrail’in Kudüs’te göz altına aldığı Türkiye vatandaşı Ebru Özkan meselesi gündeme geliyor.

 

Erdoğan ve Trump NATO zirvesi sırasında ayaküstü yürürlerken kameralara da yansıyan o diyalog sırasında mı bu konuyu konuştular, başka bir yerde mi net değil.

Ama böyle bir konuşma geçtiği tarafların teyidiyle ortaya çıkmış durumda.

Erdoğan’ın Ebru Özkan konusunda Trump’tan ricacı olduğu, Trump’ın da İsrail Başbakanı Netenyahu’yu arayarak durumu ilettiği, Özkan’ın bunun üzerine serbest bırakılıp Türkiye’ye gönderildiği bilgisi de net.

Esas mesele, Brunson konusunda iki tarafın meseleyi farklı yerlerden tutması.

Amerikalılar, söylemek isteyip de söyleyemedikleri şeyleri basın üzerinden söyletirler.

Trump’ın “Brunson serbest bırakılmazsa Türkiye’ye geniş çaplı yaptırımlar uygulayacağız” twiti, yardımcısı Pence’in bunu sözlü beyanata dönüştürmesinin arka planında ABD basınında çıkan haberlere göre, Türkiye’nin verdiği sözü yerine getirmemesi vardı.

Her ne olduysa, ya da gerçekten öyle olduysa, Trump, bu pazarlığı Ebru Özkan’a karşılık Brunson’un serbest bırakılması biçiminde anlamıştı.

ERDOĞAN HERHANGİ BİR SÖZ VERMEDİ

Halbuki, Başkan Erdoğan Güney Afrika ziyareti sırasında gazetecilere konuşurken, Özkan’a karşılık Brunson’un serbest bırakılması konusunda Trump’a herhangi bir söz vermediğini açıkladı.

Bu durumda ortaya iki ihtimal çıkıyor.

-Amerikan tarafı ya, bu son krizin önünü açmak için bu meseleyi bilinçli bir şekilde mecrasından saptırdı.

-Ya da, belki de yanlış tercümeden kaynaklanan bir sorun nedeniyle mesele büyütülüp derin bir krize dönüştürüldü.

Rahip Brunson meselesinin geçmişini hatırlayınca, şöyle bir gerçek karşımıza çıkıyor.

Türkiye, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası darbeyi yapan FETÖ’nün liderinin iadesini ısrarlı bir şekilde isterken, ABD tarafı biraz da bu baskıdan kurtulmak için Rahip Brunson meselesini gündeme getirdi.

Değilse, Ekim 2016’da tutuklandıktan sonra rahip meselesi uzunca bir süre ABD tarafının gündemine bile gelmemişti.

Zaman içerisinde Kongre’deki evangelist lobinin meseleyi canlı tutması, Beyaz Saray üzerindeki baskıları da artırdı.

Devamında Trump her telefon konuşmasında, her yüz yüze görüşmede, rahibin serbest bırakılması meselesini Erdoğan’ın önüne koydu.

Gelinen noktada, meseleye ekonomi bu durumdan kötü etkileniyor, dolar 5 lirayı aştı gibi ‘ver kurtul’ anlayışıyla yaklaşma lüksü bulunmuyor.

Zira mesele, Türkiye’nin ve her bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının onuruna bir saldırı niteliğine bürünmüş durumda.

Amerikalılar, FETÖ ile ilişkisinin derinliği hakkında çıkan iddianameye da yansımış olan Brunson’un rehin tutulduğu gibi saygısızca bir tutumla hareket ediyor.

Elbette krizin çözülmesi, derinleşmesinden daha iyi olur ama Türkiye’yi kas gücünü kullanarak onursuzca bir tavize zorlamak, haydut devlet anlayışından başka bir anlam içermez.

Bu hikayeden bağımsız olarak Türk Amerikan ilişkilerindeki kriz atmosferinin Türkiye’nin bekasını ve güvenliğini birinci derecede ilgilendiren iki temel meselede yoğunlaştığını biliyoruz.

FETÖ üzerinden devlet kurumlarını üzerine çökme ve PKK üzerinden Türkiye’nin topraklarının parçalanması projeleri, doğrudan ABD destekli projeler olarak karşımıza çıktı.

Her iki konuda da Türkiye sonuna kadar haklı bir pozisyonda duruyor ve direncini verdiği mücadelelerle sürdürüyor.

Her şey bu kadar açık ve ortada iken, aman ne istiyorlarsa yapalım da rahat edelim diye düşünmek güncel mandacılık anlayışından başka bir şeye tekabül etmez.

Ayrıca, ABD ile eski tek taraflı bağımlılık ilişkisine dönsek, çok mu rahat edeceğiz sanki?

Bu Habere Tepki Ver



Etiketler:  Başkan Erdoğan ABD Başkan Trump

Loading...
Sende Yorumla...
loading...

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
Hem Derse Girecek Hem MKYK’ya - Hatice Merve Tatar Kimdir?
Hem Derse Girecek Hem MKYK’ya - Hatice Merve Tatar Kimdir?
Hıristiyan iç savaşı başladı bile…
Hıristiyan iç savaşı başladı bile…